Medeni Hukuk

Ecrimisil Nedir?, Haksız İşgal Tazminatı Davası

Ecrimisil Nedir Haksız İşgal Tazminatı Davası

Ecrimisil Nedir?, Haksız İşgal Tazminatı Davası; Türk Medeni Kanunu’nun 995. maddesi, ecrimisilin yasal dayanağını oluşturur. Bu maddeye göre, bir malın malikinin rızası olmadan kullanılması hâlinde, malın kullanılmasından doğan yararlar veya bu kullanımdan dolayı oluşan zararlar için tazminat talep edilebilir. 

Ecrimisil Nedir?, Haksız İşgal Tazminatı Davası

Ecrimisil, mülkiyet hakkının korunmasına yönelik hukuki bir kavramdır. Ecrimisil malikin, malını haksız bir şekilde kullanan zilyetten isteyebileceği bir tazminat türüdür. Mal sahibinin izni olmaksızın malın başkaları tarafından kötüniyetli bir şekilde kullanılması sonucu, malı kullanan kişiden kullanım karşılığı bir bedel istenebilir. Bu bedele ecrimisil tazminatı denir. Ecrimisil, haksız işgal tazminatı veya kullanım bedeli olarak da bilinir. 

Ecrimisile örnek verecek olursak; A kişisine ait konutu B kişisinin haksız bir şekilde 6 ay boyunca kullandığını varsayalım. Bu durumda A kişisi, rızası olmadan konutunu kullanan B kişisinden ecrimisil tazminatı isteyebilir. Bu durumda 6 aylık haksız kullanım bedeli hesaplanır. Bu da emsal konutların aylık kira bedelleri üzerinden belirlenir. Yani emsal kira bedelinin aylık 5.000 TL olduğunu düşünürsek, B kişisi A kişisine 30.000 TL ecrisimil (haksız işgal) tazminatı ödemelidir.    

Haksız İşgal Tazminatı Davası Nedir?

Haksız işgal tazminatı olarak da bilinen ecrimisil tazminatı, bir taşınmazın sahibinin rızası olmaksızın  haksız bir şekilde kullanılması durumunda ödenmesi gereken tazminattır. Bu tazminat, taşınmaz mal sahibinin uğradığı zarar ve mahrum kaldığı gelirlerin telafisi amacıyla talep edilir.

Ecrimisil tazminatı davası, haksız işgale maruz kalan kişilerin zararlarını karşılamak amacıyla açtıkları bir dava türüdür. Eğer bir kişi veya kuruluş, mülk sahibinin izni olmadan bir mülkü kullanıyorsa, mülk sahibi ecrimisil tazminatı davası açabilir. Bu dava sonucunda, işgal eden kişiden mülkün değerine, kullanım şekli, işgal süresine ve diğer faktörlere bağlı olarak belirlenen bir miktar tazminat alınabilir.

Haksız İşgal Tazminatı (Ecrimisil) Davasının Şartları Nelerdir?

Haksız işgal tazminatı davasının açılabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Ecrimisil dava şartları için, malı işgal eden kişinin kötü niyetli olması, yani mal üzerindeki hakimiyetin bir hakka dayanmadığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi ve işgalin haksız olması gerekir. Ayrıca, işgal neticesinde mal sahibinin maddi olarak zarar görmesi veya gelir kaybı yaşaması da şarttır.

İşgal Eden Zilyetin Kötü Niyetli Olması 

Malı işgal eden kişinin kötü niyetli olması gerekir. Yani işgalci, mal üzerindeki hakimiyetin bir hakka dayanmadığını bilen veya bilmesi gereken kişidir. İşgal eden kötü niyetli değilse ecrimisil tazminatı ödemek zorunda değildir.   

İşgalin Haksız Olması 

Zilyetlik, malı kullanma veya elinin altında bulundurma haliyle ifade edilir. Taşınmaz malın sahibinin izni olmadan kullanılması halinde haksız işgal oluşur. Örneğin, bir dükkanın anahtarlarını bulup dükkanı depo olarak kullanan kişi, bu eylemi ile haksız işgal gerçekleştirmiş olur. Ancak mal üzerindeki hak sahibinin rızası veya hukuki bir nedene dayalı olarak mal zilyetliğe geçirilmişse, haksız işgalden söz edilemez.   

İşgal Neticesinde Zarar Oluşması

Taşınmazın veya taşınırın kullanımı sırasında mal sahibinin maddi zarar görmesi ya da gelir kaybı yaşaması gerekir. Bu zarar iki şekilde olabilir; kullanmadan doğan zarar veya yoksun kalınan gelir ecrimisil tazminatında zarar kapsamını belirler. 

Bu şartlar sağlandığında, ecrimisil tazminatı talep etmek için dava açılabilir. Davacı, bu davanın sonuçlanmasıyla birlikte haksız işgalden doğan zararını tazmin eder. Bu süreçte, hukuki danışmanlık almak ve davayı bir avukatla takip etmek çok önemlidir. Bu tür davalar teknik bilgi gerektirdiğinden konuya tüm hatlarıyla hakim bir avukatın davayı yürütmesi doğru olacaktır. 

Bizimle iletişime geçin.

Müdahalenin Men’i Davası Nedir?

Müdahalenin men’i davası, taşınmaz sahibi veya taşınmaz üzerinde hak sahibi kişiler tarafından açılır. Bu davayla birlikte mülkiyet hakkına yönelik hukuka aykırı müdahalelerin önlenmesi amaçlanır. Bu davada davacı mülkiyet hakkı sahibi, haksız işgale son verilmesini talep eder. Dava neticesi mülkiyet hakkına yönelik fiili müdahalelerin sona erdirilmesine karar verilir. 

Ecrimisil tazminatı, geçmiş zararların tazmini amacıyla açılırken müdahalenin men’i davası mevcut ve gelecekte meydana gelecek mülkiyet hakkı ihlallerinin önlenmesini sağlamak amacıyla açılır. Müdahalenin men-i davası ecrimisil tazminatı davası ile birlikte açılabilir, yani bir davada hem müdahalenin men-i hem de ecrimisil tazminatı istenebilir. 

Müdahalenin Men’i Davasının Şartları Nelerdir?

Müdahalenin men’i davası, haksız işgalin sonlandırılması amacıyla açılan bir davadır. Bu davayı açabilmek için belirli şartların oluşması gerekmektedir. Bu şartlar oluşmadan müdahalenin men-i davası açılırsa dava reddedilir.  

Haksız İşgal Edilen Malın Maliki Olması

Müdahalenin men-i davasını açabilmek için, davacının taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkına sahip olması gerekmektedir. Davacı taşınır veya taşınmaz malın maliki değilse bu davayı açamaz. Taşınmaz mallarda tapuda kimin malik olduğu tescil edilmiştir. Taşınır mallarda ise davacı haksız bir şekilde müdahale edilen mal üzerinde mülkiyet hakkının bulunduğunu ispatlamak zorundadır. Aksi halde dava reddedilir. 

Haksız Müdahalenin Varlığı 

Haksız işgale konu olan taşınmaz üzerinde fiili bir müdahalenin bulunması gereklidir. Yani, mal sahibinin mülkiyet hakkına yapılan ihlalin devam ediyor olması şarttır. Bu saldırı herhangi bir hakka dayanmamalıdır. Mülkiyet hakkına saldırı da bulunan kişinin kusurlu olması şart değildir. Bu davada önemli olan husus devam eden veya muhtemel ve bunların yanında meşru olmayan bir saldırının varlığıdır. 

Bu şartların sağlanması halinde, müdahalenin men’i davası açılabilir ve ecrimisil tazminatı talep edilebilir. Bu süreçte uzman bir avukattan destek almak önemlidir.

Ecrimisil -Haksız İşgal Tazminatı Yargıtay Kararı

Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.

Yargıtay 7.HD 22.11.2023 tarih 2022-5106E- 2023-5639K sayılı kararında;

“Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır.

Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, … gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.”

Haksız işgalden doğan zarar; kira geliri, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime ve zilyedin yoksun kaldığı fayda olarak belirlenecek olumsuz zarardır.

Yargıtay 7.HD 03.04.2024 tarih 2024-1329E-2024-1957K sayılı kararında;

“…gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır.

Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).”

Ortak kullanılan taşınmazlarda her bir davalı, kullandığı alana göre ecrimisil tazminatından sorumlu olacaktır.

Yargıtay 7.HD 06.05.2024 tarih 2024-1345E-2024-2368K sayılı kararında;

“…hükmedilen ecrimisilden davalıların herbirinin sorumlu tutulabilecekleri, ecrimisil hesabını gösterir bilirkişilerden Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, davalıların ortak kullandığı 154 ada 89 ve 90 parsel ile 155 ada 155 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak hesaplanan ecrimisil tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesinin yanlış olduğu, ortak kullanılan taşınmazlarda her bir davalının kullandığı alana göre davalıların ecrimisil tazminatından sorumlu olacağı şekilde hüküm gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.”

Aynı davada el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil talep edilebilir. Harç, tüm taleplerin toplamı üzerinden alınacaktır.

Yargıtay 7.HD 26.03.2024 tarih 2024-885E-2024-1759K sayılı kararında;

“…taşınmaza el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil taleplerine ilişkindir. Davacının aynı dava dilekçesi ile birden fazla talebi ileri sürmesi \”objektif dava birleşmesi\” olarak tanımlanır. Hukuk Genel Kurulu’nun 30.04.2019 tarih ve 2018/4-1036 Esas, 2019/493 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesinlik sınırının belirlenmesi kamu düzenindendir ve kesinlik sınırı belirlenirken davanın değeri esas alınır. Davanın değeri ise genel anlamıyla, bir davadaki taleplerin toplamıdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre harç tüm taleplerin toplamı üzerinden alınır (16/2. mad). Objektif dava birleşmesi durumunda dava değeri, aynı davada ileri sürülen taleplerin toplam değeridir.”

Haksız işgal tazminatında açılacak ecrimisil davalarında 5 yıllık zamanaşımı süresi bulıunmaktadır. Bu süre içerisinde ileri sürülmeyen talepler, zamanaşımına uğrayacaktır.

Yargıtay 7.HD 23.11.2023 tarih 2022-5090E-2023-5666K sayılı kararında;

“…davalının zamanaşımı def’inin süresinde yapıldığını açıklamıştır. Ecrimisil talebi, 1967-1990 yılları arasına ilişkin olduğundan zamanaşımı defi dikkate alınarak davaların reddine karar verilmesinin yerinde olduğuna karar verilmiştir.”

Paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davası kabul edilmez.

Yargıtay 7.HD 22.11.2023 tarih 2022-5106E- 2023-5639K sayılı kararında;

“Paylı mülkiyete konu bir taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan … başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. 

Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açılmak suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir