Aile Hukuku

Alkol ve Madde Bağımlılığı Nedeniyle Boşanma Davası

Alkol ve Madde Bağımlılığı Nedeniyle Boşanma

Eşler, şartları oluşması halinde alkol bağımlılığı nedeniyle boşanma davası açabilirler. Bu davalarda alkol ve madde bağımlılığı nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için bağımlılığın evlilik birliğini temelden sarsması ve ortak hayatı çekilmez hale getirmesi şartı aranır. Bu şartların oluştuğu davacı eş tarafından ispatlanamaz ise boşanma kararı verilmez. Bu nedenle bu davaların alanında uzman avukatlar tarafından açılması gerekir. 

ALKOL VE MADDE BAĞIMLILIĞI NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI

Alkol ve madde bağımlılığı nedeniyle boşanma davasında maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulabilir. Nafaka kusura bağlı olmadığı için şartları oluşması halinde hükmedilir. Maddi ve manevi tazminat ise alkol ve madde bağımlılığının evlilik birliğini temelinden sarstığı ispatlanırsa hükmedilir. Yani bağımlı eşin kusurluluğunun tespiti gerekir. 

UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI BOŞANMA SEBEBİ MİDİR?

Uyuşturucu madde bağımlılığı, kanunen doğrudan bir boşanma sebebi olarak tanımlanmamıştır. Bu bağımlılığın diğer eşin yaşamını çekilmez hale getirerek evlilik birliğini temelden sarsıcı bir etkiye sahip olduğu durumlarda boşanma davası açılabilir. Bağımlı olan eşin davranışları, evliliği devam ettiremeyecek kadar zorlaştırıyorsa bu durumda, uyuşturucu madde bağımlılığı boşanma sebebi sayılır.

Ancak kişinin uyuşturucu kullanması, temin etmesi veya bulundurması gibi eylemler, genel olarak toplumsal değerlere aykırı olduğu için evlilikte haysiyetsiz hayat sürmeye sebep olabilir. Dolayısıyla, eşlerden biri uyuşturucu madde bağımlılığının haysiyetsiz bir yaşamı teşvik ettiğini iddia ederek boşanma davası açabilir. Bu durumda mahkemeler, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan durumları dikkate alarak karar verir.

ALKOL BAĞIMLILIĞI BOŞANMA SEBEBİ MİDİR?

Alkol bağımlılığı, tek başına boşanma sebebi olarak kabul edilmemektedir. Alkol bağımlılığının boşanma sebebi olabilmesi için evlilik birliğinin temelden sarsılmasına sebep olacak sonuçlar doğurması gerekir. Buna örnek olarak; evlilik içinde şiddet, hakaret, eşlerin üzerine düşen görev ve sorumluluklarını yerine getirmemesi ve ilgisizlik gibi durumlar verilebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/2264E. 2019/1648 K.

“Evlilik birliği görevlerini ihmal edecek düzeyde sürekli alkol kullanmak, boşanma sebebidir.”

Alkol bağımlılığı nedeniyle boşanma davası açmak isteyen eşler, bunu boşanma alanında uzman bir avukattan profesyonel hukuki yardım alarak yapmalıdırlar. Aksi halde hak kaybı yaşayabilirler.

Boşanma avukatı ile görüşmek için bizimle iletişime geçiniz.

ALKOL BAĞIMLILIĞI NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI

Türk Medeni Kanunu’na göre alkol kullanımı tek başına boşanma sebebi sayılmaz. Alkol tüketimi şayet bağımlılık boyutuna ulaşmış ise diğer eş Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenmiş olan “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” nedenine dayanarak boşanma davası açabilir.

Türk Medeni Kanunu madde 166: “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden  beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.”

Her ne kadar temelde boşanma sebebi alkol bağımlılığı olsa da “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” nedeniyle boşanma davası açılacağı için alkol bağımlılığının, evlilik birliğini temelinden sarsmış olması gerekir. Bu davada boşanma kararı verilebilmesi için davacı eşin, alkol bağımlılığı nedeniyle ortak hayatın kendisi için çekilmez olduğunu somut delillerle ispatlaması gerekir. 

BOŞANMA DAVALARINDA ALKOL KULLANIMININ ETKİSİ VE KANIT SÜRECİ

Boşanma davalarında kusur belirlenmesi boşanma kararı verilmesi açısında önemliyken boşanmanın feri niteliğinde olan tazminat, nafaka ve velayet gibi haklar açısından da önem önem teşkil eder. Yerleşik içtihatlarda görüldüğü üzere alkol bağımlısı olan eş genellikle tam kusurlu veya diğer eşe oranla daha kusurlu kabul edilebilmektedir.

Alkol bağımlılığı nedeniyle boşanma davasında davacı eşin, alkol bağımlılığının ortak hayatı çekilmez hale getirdiğini somut delillerle ispatlaması gerekir. Bu davada tanık, ses ve görüntü kayıtları, yazışmalar ve alkol bağımlısı eşin hastane belgeleri ispat açısından kullanılabilir. 

Alkol bağımlılığı nedeniyle boşanma davasında hakim, bağımlı eşim tedaviye bakış açısını da değerlendirir. Eğer bağımlı eş, davranışları nedeniyle pişmanlık duyup tedavi olmaya rıza gösterirse hakim, evliliğin kurtarılması için boşanma kararı vermeyebilir. Yani bu konuda hakim takdir yetkisini kullanarak eşlere bir şans tanıyabilir. 

ALKOL BAĞIMLILIĞI NEDENİYLE VELAYET HAKKI

Genellikle alkol bağımlılığı bulunan eş, bu sebeple açılmış olan davalarda kusurlu kabul edilmektedir. Boşanma davalarında genellikle eşlerin kusur durumundan ziyade çocuğun üstün yararı ilkesinden yola çıkılarak velayet belirlenir. Fakat söz konusu durum alkol bağımlısı eş, bağımlılık dolayısı ile öfkesini kontrol edememesi, şiddete ve hakarete meyilli olması nedeniyle velayet hakkı diğer eşe verilir . Ayrıca alkol kullanımı, alkol kullanan eş ile çocuk arasında kişisel ilişkinin nasıl düzenleneceği konusunda da etkilidir.

ALKOL BAĞIMLILIĞI NEDENİYLE MADDİ TAZMİNAT

Evlilik birliğinin boşanma ile sonuçlanmasında kusursuz ya da daha az kusurlu olan taraf, kusurlu taraftan mevcut veya beklenen menfaatlerinin boşanma dolayısıyla zarara uğraması nedeniyle TMK 174/1. maddesine dayanarak maddi tazminat isteyebilmektedir. Alkol bağımlılığı nedeniyle boşanma davalarında genellikle bağımlı eş, daha kusurlu kabul edildiğinden diğer eş lehine maddi tazminata karar verilebilmektedir.  

ALKOL BAĞIMLILIĞI NEDENİYLE MANEVİ TAZMİNAT

Alkol bağımlılığı nedeniyle boşanma davasında davacı eş manevi tazminatta isteyebilir. Genellikle alkol bağımlılığının sonucu olan eşe karşı şiddet ve hakaret durumlarında, diğer eşin kişilik haklarına saldırıda bulunulması nedeniyle yüksek miktarlarda manevi tazminata hükmedilmektedir. Ancak her şeyden önce manevi tazminat için bu eylemlerin ispatlanması gerekir.  

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/1935E. 2022/4205 K

Sürekli alkol almak, eve gelmemek ve ailesine ilgisiz davranmak; boşanmada manevî tazminatı gerektirmez.

“Boşanmaya neden olan olaylarda, gerçekleşen ve BAM’ca erkeğe kusur olarak yüklenen “Sürekli alkol alma, eve geç gelme-bazen gelmeme, eşine ve çocuklara ilgisiz davranma” kusurlu davranışları davacı-davalı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmemektedir.

Bu itibarla, Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesinde düzenlenen manevî tazminatın koşulları oluşmamıştır. O halde, davacı-davalı kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.”

Alkol bağımlılığı nedeniyle manevi tazminat talebi mahkemece değerlendirilirken eşe uygulanan psikolojik veya fiziksel şiddet eylemlerinin ağırlığı dikkate alınır. Mahkeme bu eylemlerin eşte bıraktığı tahribata odaklanarak manevi tazminat miktarını belirler. Bu konuda alanında uzman avukatlardan hizmet alınarak hareket edilmesi hak kayıplarının önüne geçmesi açısında önem teşkil etmektedir.

ALKOL BAĞIMLILIĞI NEDENİYLE NAFAKA TALEBİ

Boşanma davalarında şartları oluşması halinde nafakaya hükmedilir. İştirak, tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilirken boşanmada hangi eşin kusurlu olduğuna bakılmaz. Buna göre alkol bağımlılığı nedeniyle boşanma davasında eşin sadece alkol bağımlısı olması nafakaya hükmedileceği anlamına gelmez. Bu nedenle alkol bağımlılığı nedeniyle nafaka talebi, kusurdan bağımsız bir şekilde değerlendirilir ve şartları oluşması halinde nafakaya hükmedilir. Hakkaniyete uygun bir nafaka için alanında uzman avukatlardan profesyonel hizmet alınmasını tavsiye ederiz.

Alkol bağımlılığı nedeniyle nafaka talebi için bizimle iletişime geçebilirsiniz. 

ALKOL BAĞIMLILIĞI VE ŞİDDET

Alkol, kişilerin psikolojileri üzerinde ciddi hasarlara yol açıp kontrol mekanizmalarını yavaşlatmaktadır. Bunun sonucunda alkole bağımlı kişilerin şiddete eğilimleri artmakta ve öfke kontrol problemleri yaşanmaktadır. Alkol bağımlısı eşin, diğer eşe şiddet uygulamasına veyahut hakarette bulunmasına, argo konuşmasına sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Şiddete maruz kalan eş pek ala yalnızca bu durumdan dolayı “pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış” sebeplerine dayanarak da boşanma davası açabilir. Alkol bağımlısı eş tarafından şiddete uğrayan eşin, bu özel sebeplere dayanarak boşanma davası açması daha yerinde olacaktır. Bunun en önemli sebebi ise şiddet nedeniyle açılmış olan boşanma davalarında, şiddetin ispatlanması halinde mahkeme tarafından “evlilik birliğinin çekilmez olması” koşulu aranmadan boşanmaya karar verilir. 

Eşler arasında gerçekleşen şiddet eylemleri TCK kapsamında şuç teşkil etmektedir. Mağdur eş suç duyurusunda bulunabilir. Ayrıca alkol bağımlısı eş tarafından şiddete maruz kalan eş, uzaklaştırma kararı için başvuru yapabilir. Bu durumda şiddet uygulayan eşin mağdur eşten uzaklaştırılması için ilgili mercilerce gerekli önlemler alınır.

Konuyla ilgili detaylı bilgi için ”Uzaklaştırma kararı nasıl alınır” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. 

GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

Alkol bağımlılığı nedeniyle boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi olmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi görevli mahkemedir.

Yetkili yer mahkemesi;  eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. 

SONUÇ

Sonuç olarak ilgili kanunda her ne kadar alkol bağımlılığı boşanma sebebi olarak sayılmamışsa da eşlerden birinin alkol bağımlılığı nedeniyle ortak hayat çekilmez hale gelmişse boşanma davası açılabilmektedir. Söz konusu boşanma davası açılırken genel boşanma sebeplerinden olan “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebine dayanarak dava açılmaktadır. İşbu davada bakılacak olan tek şey eşin alkol kullanıp kullanmadığı değil, bu durumun ortak hayatı diğer eş için çekilemez kılıp kılmadığıdır. Alkol bağımlılığı nedeniyle açılan boşanma davalarında genellikle alkol bağımlısı eş, tam veya ağır kusurlu kabul edilir. Bu nedenle boşanmanın feri niteliğinde olan tazminat ve nafakaya da hükmedilebilir. Alkol bağımlısı eş ile müşterek çocuk arasında kişisel ilişki düzenlenirken eşin alkol bağımlılığı mahkemece göz önünde bulundurulur. Bu nedenle alkol bağımlısı eşe velayet hakkı verilmeyebilir.

ALKOL BAĞIMLILIĞI NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2022-1969E. 2022-4202K.

“Davacı erkeğin dava dilekçesinde dayandığı vakıalar, erkeğin tanığının ifadesi ve kadının cevap dilekçesindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde, davalı kadının sürekli alkol kullanmak suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı erkek dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/2-524E. 2022/1272K.

“Sürekli alkol kullanmak suretiyle tartışma çıkaran, böyle anlarda evdeki eşyaları kırıp döken, eşine hakaret edip aşağılayan, birlik görevlerini yerine getirmeyen erkek karşısında, eşine hakaret edip aşağılayan kadının kusur derecelerinin yoğunluğu kıyaslandığında, olayların oluş şekilleri, yer, zaman ve mekânları dikkate alındığında eşlerin boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduklarından söz etme imkânı bulunmamaktadır. Dolayısıyla Özel Daire ve Mahkemenin kabulünde olan tüm kusurlu davranışlar ve gerçekleşen olaylara göre, boşanmaya sebep olan olaylarda erkek eşin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.”

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin 2020/ 6621 E. 2021 / 1229 K.

“Mahkemece boşanmaya neden olan olaylarda, yapılan yargılama ve dinlenen tanık beyanlarından erkeğin eşiyle ve çocuğuyla yeterince ilgilenmediği, alkol aldığı, gece hayatının olduğu, eve geç geldiği ve kadının ailesiyle yaklaşık on yıl görüşmediği anlaşılmıştır. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına TMK m. 174/2 koşulları oluşmuştur. Mahkemece, yasal şartları oluşmadığı kabul edilerek kadının manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir